info@baskadunya.com.tr

0224 413 55 54

Çocukların Disney Hikayeleri Yerine Geleneksel Masalları Okuması İçin 10 Neden

Çocukların Disney Hikayeleri Yerine Geleneksel Masalları Okuması İçin 10 Neden

Bugün masal deyince zihnimizde daha çok, Disney kitapları ya da Disney’in çocuk klasiklerinin anime ve çizgi film versiyonları canlanıyor. Oysa geleneksel masallar – Hans Christian Andersen, Oscar Wilde, Sophie, Comtesse de Ségur ya da Andrew Lang gibi yazarların hikayeleri – beyaz perdedeki yorumlarında olmayan bir zenginliğe ve karmaşık yapıya sahiptir. Peki küçük okuyucularla bu hikayelerin orijinallerini okumak neden çok daha değerli?

1. Yaşam Dersleri

Orijinal hikayelerdeki ahlaki derslerin çoğu, Disney versiyonlarından oldukça farklı. Hans Christian Andersen “Küçük Deniz Kızı” masalını bize bir prensle nasıl evlenileceğini öğretmek için değil, eylemlerimizin bazı sonuçlarının olduğu konusunda bizi uyarmak için yazdı. Alman şair ve filozof Johann Christoph Friedrich von Schiller bunu şöyle anlatıyor: “Masalların içindeki derin anlamlar, bana hayatta öğretilen diğer her şeyden çok daha fazla şey söyledi.”

2. Umut

Çoğu masal umut verir. Kurtuluş umudu, iyinin kötüyü yenebilmesi umudu, düşmanlarımızın yok olacağı umudu… İngiliz edebiyatçı G.K. Chesterton bunu çok iyi ifade ediyor: “Masallar çocuklara ejderhaların varolduğunu söylemiyor. Çocuklar ejderhaların varolduğunu zaten biliyorlar. Masallar çocuklara ejderhaların öldürülebileceğini söylüyor.”

3. Ortak Mitolojiyi

Çocuklar bir dizi tanıdık hikayeyi bildiklerinde – “Goldilocks ve Üç Ayı” ya da  “Rapunzel” gibi – ortak bir temeli, ortak bir mitolojiyi de paylaşırlar. Bir eğitimcinin bakış açısıyla bu paha biçilmezdir.

Dahası geçmişte edindiğimiz bu bilgiler, daha zengin ve doyurucu bir edebiyat deneyimi yaşamamızı sağlar. Örneğin günümüzde yazılan fantastik öğeler içeren kitapların bazılarını daha iyi anlamak ve tam olarak tadını çıkarmak için orijinal masalların bilgisine ihtiyaç duyuyoruz. Bu kitaplarda masallara göndermeler de oluyor.

4. Neyin Mümkün Olduğu

Masallar bu dünyada neyin mümkün olduğuna dair fikrimizi genişletir. Hikayeler, sıradan dünyamıza perileri, büyücüleri, devleri ve cüceleri katar. “Eğer ___ gerçek olsaydı?” gibi düşüncelerle hayal gücümüzü zorlayarak zenginleştirir. Her ne kadar bu hikayelerin gerçek olmadığını bilsek de yine de öyle olduklarına inanmayı severiz.


5. Kültürleri Takdir Etme

Çocuklara belli bir kültür hakkında bilgi vermeye giriş yapmak için Binbir Gece Masallarını, İskandinav mitolojisini ya da Afrika halk hikayelerini okumak gibisi yoktur. Özellikle de birbirine benzeyen ama her birinde yazarın kendi kültürünün ve geleneklerinin özgünlüğünü taşıyan hikayelerle başlamak gibisi.

6. Kısa Hikayeler

Masallar saatlerce okumayı gerektirmez. Uzunlukları, genellikle bütün çocuklar için ve özellikle isteksiz okuyucular için çekici bir özelliğe sahiptir. Bir masallardan seçmeler kitabını açın ve içinden bir ya da iki hikaye seçin. Kitabı asla başından sonuna kadar okuma zorunluluğunuz yoktur.

7. Güvenli Bir Ortamda Korku

Masallar, çocukların, korkutucu durumlarla nasıl başa çıkabileceklerini öğrenmelerini sağlar. Okuyucular olarak kendimizi hikayenin içine katarız. Ama hikaye oldukları için korkuyu ilk elden deneyimlememize gerek kalmaz. Bunun yerine karakterlerin korkularıyla nasıl yüzleştiklerini görür ve onların deneyimlerinden öğreniriz.

8. Hayatın Gerçekleri

Tıpkı hayat gibi pek çok masalın da mutlu sonu yoktur. Kötü şeyler de olur. Hikayeleri çocuklarınızla birlikte okuyun ve birlikte üzerine konuşun.  Alice Harikalar Diyarında’nın yazarı C. S. Lewis, bazen söylenmesi gerekeni en iyi masalların söylediğine inandığını söylüyor. Okuduktan sonra çocuklarınıza “Bu masal sana dünyayla ilgili bir gerçeği anlatıyor mu?” diye sorun.

9. Fantazi Dünyasına Açılan Kapı

Masallar çocukları edebiyatın fantastik türü ile tanıştırır. Hatta masallar, J.R.R. Tolkien ve C.S. Lewis gibi pek çok fantastik kitap yazarı tarafından çok sevilir. Masallar çocuklarda “sihir” açlığı uyandırır ve fantastik dünyalarla ilgili daha fazla kitap okumanın yolunu açar.

10. Prenseslerin Kıyafet Kuralı Yoktur

Disney’in masallar üzerindeki tek otorite olmadığını unutmamalıyız. Bunu kendiniz görmek istiyorsanız, büyük masal yazarlarını okuyun. Pembe, mavi ya da sarı giymek zorunda olmayan prensesleri keşfedin. Kim bilir, belki de cüce prensesleri Sindirella’dan daha çok seversiniz.

“Çocuklarınızın zeki olmasını istiyorsanız onlara masal okuyun. Eğer daha zeki olmalarını istiyorsanız onlara daha çok masal okuyun.” – Albert Einstein

Yukarı